nalan miri sözer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nalan miri sözer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2014 Perşembe

ENGLISH HOME ERENKÖY MAĞAZA BASIN TOPLANTISI




ENGLISH HOME MARKA HİKAYESİNİ ANLATTI


English Home, Erenköy Mağaza’daki Cafe’de ilk basın buluşmasını gerçekleştirdi. Event’e katılan English Home üst düzey yöneticileri marka hikayesinden, mağazalaşmaya, ürünlerin yaratım sürecinden misafir memnuniyetine kadar birçok konuya değindi.



Ev tekstilinde moda yaratan English Home, 9 Aralık 2014 tarihinde Erenköy Mağaza Cafe’de basın mensupları ile ilk kez bir araya gelerek English Home markasını oluşturan değerleri ve yeni dönem tasarımlarını anlattı.


English Home Genel Müdür Yardımcısı Nihat Aydın, Pazarlama Yöneticisi Fatih Aslaner ve Konsept ve Görsel Düzenleme Yöneticisi Gülsün Sertay’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantı sohbet eşliğinde yapıldı.


Genel Müdür Yardımcısı Nihat Aydın, ev tekstili ve dekorasyon sektöründe English Home’un rolünü, mağazalaşma sürecini ve kısaca markanın büyüme hikayesini anlattı. Aydın, ‘Romantik ve huzur veren mağazacılık anlayışıyla kadınların hayatına değer katan English Home, Eylül ayı itibariyle 200 mağazaya ulaştı. 2009 yılından bu yana ev tekstilinde trendleri belirleyen English Home 2015’te yurt içinde ve yurt dışında, toplam 100 mağaza daha açmayı planlıyor’ diyerek en son Romanya mağazasının açıldığını müjdeledi.

Ardından,  şu anda Türkiye’de 55 şehirde 215 mağaza ile, yurt dışında ise Yunanistan, Ukrayna, Polonya, Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs, Arnavutluk ve Gürcistan’da olmak üzere 44 mağaza ile hizmet verdiğini ekledi.

                             YENİ DÖNEM ÜRÜNLERİNİ TANITTI




Konsept ve Görsel Düzenleme Yöneticisi Gülsün Sertay, English Home ürünlerinin yaratım sürecini, heyecanı ve tutkusunu özetleyerek yeni dönem ürünlerdeki tasarım detaylarını paylaştı. Sertay, yaratım sürecindeki ilham kaynaklarından ve English Home’un kendi yarattığı moda ve nasıl trendleri belirleyen bir ruh yarattıklarından bahsetti.


Pazarlama Yöneticisi Fatih Aslaner ise tüketicilerin markaya bağlılığından ve sevgisinden örnekler verdi.  ‘Yaşam alanlarında modanın öncüsü marka English Home’un mağazalarındaki 2500’den fazla ürün alternatifine internet sitesinden de ulaşmak mümkün. Artık insanlar 24 saat markamıza ulaşmak istiyor, bu nedenle internet mağazacılığına da çok önem veriyoruz’ dedi.
English Home, klasik İngiliz tarzının ötesinde ev dekorasyonunda ‘moda’ yarattı. English Home, yeni mağazalarıyla ve internetten alışveriş imkanıyla evlere romantizm ve huzuru taşımaya devam ediyor diye ekledi.
Tekstil ürünlerinde standart takımlar yerine herkese istediği kombini yaparak ‘seçme özgürlüğü’ sağlayan English Home, kadınlara hayalindeki yaşam alanlarını yaratma fırsatı veriyor. Ayrıca, rahatlatan özel parfümünün soft bir şekilde hissedildiği, ferah, country tarzı mağaza atmosferiyle de tüm ziyaretçilerinin mutluluğunu önemsiyor.
Fatih Aslaner son olarak; ‘Mağazalar evimiz, tüm ziyaretçilerimiz misafirimizdir’ anlayışıyla kaliteli ve özgün tasarımlı ürünlerini uygun fiyatlarla sunan English Home,  Türkiye’nin en çok tercih edilen ev tekstili ve dekorasyon markası.’ diyerek sözlerini sonlandırdı.
Basının yoğun ilgi gösterdiği toplantı süresince tüm basın mensupları, Erenköy Mağaza Cafe içinde ağırlanarak keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.





Ev dekorasyonu sektörüne yeni bir soluk getiren English Home markası life style yayınların editörlerini Erenköy Mağaza'da ağırlamaktan büyük mutluluk duydu.


ENGLIS HOME VE HİP ATÖLYE EKİBİ



27 Kasım 2014 Perşembe

MEAL BOX PERAKENDE GÜNLERİNDE


26-27 Kasım 2014'te Soysal Fuarcılık tarafından düzenlenen İstanbul Lütfu Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Perakende Günleri'nde, Meal Box yemek sponsoru olarak yerini aldı. 

Perakende Günleri'ne katılan profesyonellere lezzet şöleni yaşatan Meal Box'a ilgi büyüktü.

                                      

Hünkar beğeni'den tavuklu noodle'a, ızgara sebzeden tatlı çeşitlerine kadar birbirinden farklı lezzet Perakende Günleri katılımcılarının mönüsünü oluşturdu.





Fuar katılımcılarının Meal Box molası.


















MEAL BOX EKİBİ



HİP ATÖLYE İLETİŞİM


                                        

                                       








15 Ekim 2014 Çarşamba

MİKA TUR SİCİLYA BASIN GEZİSİ


28 Eylül-1 Ekim 2014 tarihleri arasında Mika Tur ve tatil portalı tatilbudur.com'un basın gezisi için 

Sicilya'daydık.




Geziye Hürriyet Seyahat'ten Serkan Ocak, Milliyet'ten Güliz Arslan, Haber Türk'ten Aslıhan Karagöz, Cosmopolitan'dan Ceylan Yeniacun Şimşek, Marie Claire'den Damla Gökdel katıldı.

Mika Tur'dan yöneticiler ve Hip Atölye de basın grubuyla birlikteydi.

Cefalu'dan Palermo'ya, Katanya'dan, Taormina'ya, Etna'dan Sirakusa'ya; Ada'nın önemli bir bölümünü gezdik, inceledik; keşfettik. 

Sicilya Adası'nın her köşesi farklı güzellikte. 
Üzüm bağları, şarapları, tarihi dokusu, sahilleri, deniz mahsulleri Sicilya'ya gitmek için yeter de artar.

Ancak en heyecan verici an 3.345m'deki Etna Yanardağı'na tırmanmaktı. Görkemli ve etkileyici Etna'nın gölgesindeki Sicilya'ya yukarıdan bakmak bir başka güzel.

Türkiye'nin önemli editörlerinin, seyahat severlere Siciliya'yı kendi yorumlarıyla anlattıkları yazıları çok yakında... 

Katanya





Sirakusa


 Etna



Sirakusa


Sirakusa




Cefalu


Cefalu


Cefalu

Cefalu


Sicilya Selfie'si





Kızlar grubunun Sicilya hatırası

24 Nisan 2013 Çarşamba

BAHAR DOPİNGİ

İş için gidildi, tatile dönüştü...

İşten güçten birkaç gün de olsa uzaklaştık. Fransa ve İsviçre köylerinde baharın tadını çıkardık. 

Annecy, Yvoire, Gruyeres, Talloires!

Cenevre ve Montreux ise bonus oldu.

Her zaman gidilmeyecek ama her zaman gidilmek istenecek kadar özel ama kendi halinde köyler.

Birbirinden masalsı, birbirinden rüyamsı gizli cennetler.

Oğullar Deha ve Yekta da bize eşlik etti. Daha keyifli geçti.

ANNECY

Annecy Fransa'nın Venedik'i.


Hayatın koşuşturmacasında insanın karşısına çıkan küçük bir sürpriz gibi.
Annecy Fransa' nın güneyinde, Savoie bölgesinin başkenti konumunda.

Güney Fransa'da kocaman bir dağ gölünün kıyısına kurulmuş küçücük bir şehir.
Kanalları, köprüleri, sarayları, nehri, gölleri ve dağları sokaklarını adımlarken hiç beklemediğiniz anlarda bir bir karşınıza çıkıyor.


Şehrin ortasındaki Annecy Gölü (Lac d'Annecy) doğa harikası.

  
Yazın isterseniz tekne ve deniz bisikleti kiralamak, beach club'lara dönüşen sahilde gölün tadını çıkarmak da mümkün.
Bir tarafı dağlar, bir tarafı şehre bakan gölün suyu, turkuaz renginde.
Labirentleri andıran daracık, kemerli sokakları çok masalsı.


Sıra sıra dükkanlar; kitapçılar, şarapçılar, peynirciler, şarküteriler, çikolatacılar, hediyelik eşyacılar.
Küçük, romantik restoranlar...
Kilisenin çanları çalıyor, yankılanıyor... Ve siz kendinizi Ortaçağ filmlerinde gibi hissediyorsunuz.






Sokakların arasında, kanalda bütün heybetiyle bir Ortaçağ Hapishanesi. Palais de L'Isle!
Şimdilerde Fransa'nın en çok fotoğrafı çekilen müzesi ünvanını taşıyor.


Şehir, Fransa, İtalya, İsviçre sınırına çok yakın. 3 ülkenin de kültürünü barındırıyor içinde.

Mimarisiyle İtalya, düzeniyle İsviçre, yaşam tarzı ve lezzet konusunda ise tam bir Fransız.
  


Annecy'de de deneyebileceğiniz çeşitli tatlılar var, fırına girince kendinden geçmemek mümkün değil zaten.
Biz Meringue (kahveli, sade, çikolatalı gibi çeşitleri var, bir çeşit beze), Bugnes, Crepe ve Brioche'nin tadına bakmadan dönmedik.



                                                        


  







                                                    

                     
                      
                      

Pencerelerinden rengarenk çiçeklerin sarktığı, suların şırıl şırıl aktığı, kuğuların güzellikleriyle göz kamaştırdığı mutlaka görülmesi gereken bir yer.
Annecy'e; kışın kayak meraklıları, yazın paragliding'ciler akın ediyor.
Şehrin tarihinin gizemi, doğasının dinginliği belleklerde yer ediyor.

 









YVOIRE

“Avrupa’nın en iyi çiçeklendirilmiş köyü” ve “Fransa’nın en güzel köylerinden biri” ödül ve unvanlarını taşıyan 700 yıllık bir mekan burası! Fransa’nın İsviçre ile paylaştığı Leman gölünün kıyıcığında görkemli şatosu, taş döşeli daracık sokakları, rengarenk butikleri, enfes dondurmacılarıyla eşsiz bir tatil beldesi; Savoya bölgesinin gözbebeği! 


Ve işte karşıda taştan, kocaman bir kübü andıran, hemen önündeki taraçasıyla, etrafını saran duvarlarıyla dikkat çeken şatosu!” Charles-Ferdinand Ramuz, “Savoya’da bir köşe” başlıklı eserinde böyle anlatır Yvoire’ı!



Başta Fransızlar olmak üzere her yıl binlerce turisti ağırlayan, 1959’dan beri “en iyi çiçeklendirilmiş köy” yarışmasında ödüle doymayan ve aynı unvanı 2002 yılında Avrupa çapında da kazanan Yvoire baktığınız her köşede, girdiğiniz her sokakta bir sürpriz saklayan, ev yapımı reçeller, sirkeler satan butikleri, el sanatları, dekorasyon mağazaları, güleryüzlü esnafıyla gelenin başını döndürüyor.

Gölde yetişen farklı soslarla pişirilen perche balığının,tadına bakmadan dönmeyin.


GRUYERES

Gravyer peynirinin köyü Gruyeres.


İsviçre deyince ilk akla gelenler Alpler, Milka reklamındaki gibi inekler ve dolayısıyla çikolata ile peynir… 
Burası meşhur (gravyer) peynirlerin üretildiği Le Gruyere köyü.
Bu kadar güzel bir köye geldiğimiz için çok mutlu olduk.






     


Tabii buraya gelip de, İsviçre’nin meşhur peynir fondüsünü yemek için bundan daha güzel bir fırsat olamaz.
Masaya gelen fokur fokur kaynayan fondüdeki peynir, köy ekmeği, haşlanmış minik patatesler ve minik 

soğan turşusu... Ve yüzlerde mutluluk.


 


TALLORIES 

Küçük, sessiz, sakin, doğa harikası bir yer Tolloires. Annecy'e yakın, ama oradan çok daha bakir, huzurlu. 

Eskiden rahiplerin yaşadığı bir yer aynı zamanda.

Fransa'nın bu taraflarına yolu düşenler için muhakkak gidilmesi gereken yerlerin başında.






CENEVRE





 




MONTREUX